TÜBA’dan Türk-İslam Bilim ve Kültür Mirasına 8 Yeni Eser
TÜBA, yürüttüğü “Türk-İslam Bilim Kültür Mirası (TİBKM) Projesi” kapsamında 8 önemli eseri daha bilim dünyasına kazandırdı. 2014 yılında başlatılan ve 2018’den bu yana Cumhurbaşkanlığı himayelerinde sürdürülen proje ile yayımlanan toplam eser sayısı 70’e ulaştı.
TÜBA, Türkiye’nin ulusal bilim akademisi olma sorumluluğu doğrultusunda, bilimsel düşüncenin toplumda yaygınlaştırılması ve genç kuşakların bilimle buluşturulması hedefiyle bu projeyi hayata geçirmişti. Proje kapsamında, Türk-İslam dünyasının klasik eserleri tıpkıbasım, transliterasyon ve çeviri yöntemleriyle yeniden hazırlanarak araştırmacıların ve okuyucuların istifadesine sunuluyor.
Proje, yalnızca geçmişin önemli eserlerini günümüze kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin bilimsel özgüvenini güçlendirmeyi, akademik çalışmaları teşvik etmeyi ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Farklı dillerde kaleme alınmış klasik eserlerin günümüz Türkçesine kazandırılmasıyla Türklerin bilim ve düşünce tarihindeki yerinin daha görünür kılınması amaçlanırken, proje bilimsel üretim için de güçlü bir motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.
Bilim tarihine ışık tutan eserler
Yayımlanan yeni eserler, bilim tarihinden felsefeye, Osmanlı tarihinden edebiyata kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Özellikle 15. yüzyılın büyük bilgini Ali Kuşçu’nun matematik alanındaki iki önemli eseri, bu yayınlar arasında öne çıkıyor.
"Risâle der İlm-i Hisâb", Ali Kuşçu’nun Semerkand’da Farsça kaleme aldığı ve uzun süre gölgede kalmış temel eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Eser, Hint hesabı, tencîm ve mesâha gibi başlıklar altında dönemin hesap yöntemlerini sistematik biçimde ele alıyor. Başlangıç düzeyindeki matematik öğretiminin pedagojik ve teorik temellerini ortaya
koyan bu çalışma, aynı zamanda Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki müellif nüshasına dayanılarak hazırlanmış metin neşrini, Türkçe çevirisini ve modern matematiksel değerlendirmeleri içeriyor. Bu yönüyle eser, 15. yüzyıl İslam matematik geleneğini günümüz akademik dünyasına anlaşılır bir biçimde sunuyor. Ali Kuşçu’nun bir diğer önemli eseri olan "er-Risâletü’l-Muhammediyye fî İlmi’l-Hisâb" ise İstanbul’a gelişi sırasında Fatih Sultan Mehmed’e ithafen kaleme alınmış kapsamlı bir matematik kitabı olma özelliği taşıyor. Eserde, onluk ve altmışlık sayı sistemlerine dayalı hesap işlemleri, cebirsel yöntemler, bilinmeyenlerin çözüm teknikleri, dizi toplamları ve uygulamalı geometri gibi konular ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bu eser, Semerkand’daki bilimsel birikimin İstanbul’a taşınmasının somut bir örneği olarak da tarihsel önem taşıyor.
Felsefe ve düşünce dünyasına katkı
Proje kapsamında yayımlanan "Keşfu’l-Hakâik fî Tahrîri’d-Dekâik", Esîrüddin el-Ebherî’nin mantık, metafizik ve fizik alanlarındaki görüşlerini içeren en kapsamlı çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Eserin tenkitli neşri ve Türkçe çevirisiyle birlikte, Ebherî’nin düşünce dünyası günümüz araştırmacıları için daha erişilebilir hale getiriliyor.
Osmanlı tarihine ve toplum hayatına dair kaynaklar
Tarih alanındaki eserlerden olan "Mir’âtü’l-Kâinât", peygamberler tarihinden başlayarak İslam devletlerini ve Osmanlı’nın klasik dönemini kapsayan geniş bir perspektif sunuyor. Eserin Osmanlı bölümünde, devletin kuruluşundan Kanûnî Sultan Süleyman dönemine kadar olan süreç detaylı biçimde ele alınıyor. "Letâif-i Vekâyi’-i Enderûniyye" ise Topkapı Sarayı’nda görev yapmış Hâfız Hızır İlyas Ağa’nın gözlemleri üzerinden Osmanlı saray hayatına dair günlük yaşam pratiklerini, gelenekleri ve dönüşümleri ortaya koyuyor.
İlim, edebiyat ve kitap kültürü
Osmanlı ilim geleneğini yansıtan Tuhfetü’t-Tâlibîn, Sadrazam Lütfi Paşa tarafından kaleme alınmış bir ilmihal eseri olarak dönemin dini hayatına ışık tutuyor. Klasik Türk edebiyatı alanında önemli bir boşluğu dolduran Bahrü’l-Evzân, aruz vezni üzerine Türkçe yazılmış en kapsamlı eserlerden biri olarak dikkat çekiyor ve bu alandaki literatüre önemli katkı sağlıyor. Proje kapsamında yayımlanan Topkapı Sarayı III. Ahmed Kütüphanesi adlı çalışma ise Osmanlı’da kitap/kütüphane kültürü, kitap dolaşımı ve okuma alışkanlıklarına dair zengin veriler sunarak tarih ve kitabiyât araştırmalarına yeni bir perspektif kazandırıyor.
Kültürel miras gelecek kuşaklara aktarılıyor
Geçmişin derinliğini günümüzün ilim dünyasıyla buluşturan bu külliyat, Türkiye’nin bilimsel özgüvenini perçinleyen stratejik bir adım olma özelliği taşıyor. TÜBA, kadim mirasımızı koruma ve evrensel bilim literatürüne kazandırma kararlılığını bu yeni eserlerle bir kez daha tescilliyor.