Timurlu Mirası Tüm İnsanlığın Ortak Hazinesidir
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Taşkent’te Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi’nde Emir Timur’un doğumunun 690. yılına ithafen düzenlenen “Emir Timur ve Timurlu Medeniyetinin Dünya Tarihi ve Kültüründeki Rolü ve Önemi” başlıklı Uluslararası Bilimsel Konferansa katıldı.
Akademik tartışmalar, sergi projeleri ve kültürel programları bir araya getiren büyük ölçekli uluslararası konferansta; Emir Timur ve Timurlu dönemi mirası bilimsel açıdan kapsamlı biçimde ele alındı. Program çerçevesinde 2030 yılına kadar uzanan uluslararası akademik ve kültürel iş birlikleri planlandı.
Bilim, Tarih ve Kültür Timurlu Mirasında Buluştu
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Miramanoviç Mirziyoyev’in mesajının okunmasıyla açılan konferansta; Oxford İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Dr. Farhan Ahmad Nizami, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve Özbekistan Bilimler Akademisi Başkanı Şavkat Ayupov konuşma yaptı.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker konuşmasında, Timurlu mirasının yalnızca belirli bir coğrafyaya değil, tüm insanlığa ait olduğuna dikkat çekerek, “Timurlu dünyasının bilimsel başarıları, sanatsal ihtişamı ve kurumsal birikimi, insanlığın ortak mirasıdır” ifadelerini kullandı. Şeker, Semerkant’taki rasathaneler, Herat’taki medreseler ve Buhara’daki kütüphanelerin yalnızca bir imparatorluğun göstergesi değil, aynı zamanda bilgi üretim merkezleri olduğunu vurguladı.
Timurlu döneminin bilim ve kültürde altın çağlardan biri olduğunu belirten Şeker, bu birikimin Osmanlı’dan Babür İmparatorluğu’na kadar geniş bir coğrafyada etkili olduğunu ifade etti. TÜBA’nın bu anlayışla, Timurlu tarihini savaş, devlet yönetimi, mimari, edebiyat ve inanç boyutlarıyla ele alan ve 37 farklı araştırmacının katkılarından oluşan “Emir Timur ve Mirası” başlıklı kapsamlı akademik eseri yayımladığını da belirtti. Konuşmasında tarihsel süreçte Osmanlı ve Timurlu medeniyetlerinin rekabetten öte, medeniyet inşasında ortak bir rol üstlendiğini dile getiren Şeker, iki geleneğin bilim, mimari ve yönetim alanlarında birbirini besleyen yapılar ortaya koyduğunu kaydetti.
Günümüze de atıfta bulunan Şeker, dijitalleşme ve yapay zekâ çağında bilginin etik değerlerle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, “Bilgi tüm insanlık adına emanet edilen bir hazinedir. Teknolojik ilerleme, ahlaki bir çerçeve ile birlikte anlam kazanır.” dedi.
Konferansa Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan 300’ü aşkın bilim insanı, uzman, akademi başkanları, uluslararası kuruluş temsilcileri ile müze, kütüphane ve üniversite temsilcileri katıldı. Uluslararası katılımcılara Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi’nin yeni sergi alanları tanıtıldı; Özbekistan’a iade edilen Timurî dönem eserleri ve bilim dünyasına yeni kazandırılan materyaller sunuldu.
Program kapsamında ayrıca yenilenen Emir Timur Müzesi ziyareti gerçekleştirildi; el yazmaları, kitap kültürü, Kur’an mirası, nümismatik eserler, Emir Timur’un Avrupa tarih yazımındaki yeri ve halk sanatları gibi temalara odaklanan sergilerin açılışı yapıldı. Akşam saatlerinde “Emir Timur ve Donna Maria” adlı tarihî belgesel filmin gösterimi gerçekleştirildi.
Timurî dönem mimarisi ve arkeolojisi, yazma eser ve kitap kültürü, Kur’an geleneği, Emir Timur tarih yazımı, bilim ve eğitim, sanat ve minyatür, Doğu-Batı etkileşimleri ile Timurî mirasının korunması ve dijitalleştirilmesi gibi başlıklarda tematik oturumlar düzenlendi. Kültürel program kapsamında Özbekistan’ın tarihî ve kültürel mirasına ilişkin ışık ve müzik gösterisi sahnelendi.