Başkan Şeker Ege Üniversitesinde 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Törenine Açılış Dersi Verdi
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Ege Üniversitesi 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreninde “Akademik Sorumluluk &Bilim Diplomasisi”ni anlattı.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı’nın ev sahipliğinde Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, TÜBA Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcıları, Senato Üyeleri, akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı. Program, Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEMM) tarafından hazırlanan tanıtım filminin gösterimi ve Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Zeybek Gösterisi ve Türk Halk Müziği Topluluğunun dinletisiyle başladı.
Vali Elban: “Gençlerin sosyal CV'si de akademik başarıları kadar önemli”
İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban konuşmasında Ege Üniversitesi’nin 71 yıllık köklü geçmişine, bölgeye ve ülkeye kazandırdığı bilim insanlarına ve yükseköğretim sistemine sunduğu katkılara dikkat çekti. Ege Üniversitesinin yalnızca kendi bünyesinde yetiştirdiği mezunlarla değil, diğer üniversitelerin gelişimine sağladığı akademik kadro ve birikim desteğiyle de önemli bir misyon üstlendiğini belirten Elban, üniversitenin İzmir ve Türkiye için taşıdığı değeri vurguladı. Gençlerin üniversite hayatını yalnızca dersler, sınavlar ve akademik başarı üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini ifade eden Elban, günümüz dünyasında bireylerin çok yönlü gelişiminin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Dr. Süleyman Elban, “Üniversite eğitimi elbette akademik bilgi ve mesleki yeterlilik kazandırmanın temel yoludur. Ancak günümüz dünyasında yalnızca diploma sahibi olmak, başarılı bir hayat kurmak için yeterli değil. Gençlerimizin üniversite yıllarını kendilerini her açıdan geliştirebilecekleri bir fırsat olarak görmeleri gerekiyor. Bir taraftan alanlarında uzmanlaşırken diğer taraftan sosyal ilişkilerini, iletişim becerilerini, takım çalışması yeteneklerini ve toplumsal sorumluluk duygularını geliştirmeliler. Artık akademik CV kadar sosyal CV de önem taşıyor.” dedi. Teknolojik dönüşümün ve yapay zekânın çalışma hayatından günlük yaşama kadar pek çok alanı değiştirdiğine işaret eden Vali Elban, gençlerin bu gelişmeleri yakından takip etmesi, teknolojiyi doğru kullanmayı öğrenmesi ve dijital dünyada yetkinlik kazanması gerektiğini belirtti. Bununla birlikte teknolojik gelişmelerin insanın sosyal ve kültürel yönünü geri plana itmemesi gerektiğini vurguladı.
Elban, “İçinde bulunduğumuz dönemde teknolojiye hâkim olmak, dijital dünyayı doğru okumak ve yapay zekâ gibi yeni araçları etkin kullanabilmek önemli bir gereklilik. Ancak insanı yalnızca sahip olduğu teknik bilgi ve mesleki yeterliliklerle değerlendiremeyiz. İletişim kurabilen, birlikte çalışabilen, farklı düşüncelere saygı gösterebilen ve toplumsal sorumluluk üstlenebilen bireylere ihtiyacımız var. Bu nedenle gençlerimize tavsiyem; bilimsel çalışmaların yanında mutlaka sporla, sanatla, kültürel etkinliklerle, gönüllülük faaliyetleriyle ve farklı sosyal çalışmalarla da ilgilenmeleridir.” değerlendirmesinde bulundu.
TÜBA Başkanı Şeker: “Bilimsel gelişme ahlaki değerlerden bağımsız düşünülemez.”
Törenin açılış dersini veren TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, konuşmasında bilim diplomasisi, küresel gelişmeler, uluslararası çatışmalar, akademinin sorumlulukları ve değerler eğitimi üzerinde durdu. Dünyanın önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Şeker, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretme kapasitesine sahip olduğunu ancak bu potansiyelin ahlaki ilkelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Dünyada yaşanan savaşların, güç mücadelelerinin ve uluslararası krizlerin yalnızca siyasi ve ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını dile getiren Başkan Şeker, insanlığın ortak değerlerden uzaklaşmasının, adalet ve sorumluluk anlayışının zayıflamasının küresel sorunları derinleştirdiğine dikkat çekti. Bilimin insanlığın ortak geleceği için kullanılması gerektiğini vurgulayan Şeker, “Bilim, ülkeler arasında rekabetin ötesinde iş birliğinin ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesine de hizmet etmelidir. Bilim diplomasisi, farklı ülkelerin akademisyenlerini, bilim kurumlarını ve araştırmacılarını ortak hedefler etrafında buluşturan önemli bir imkândır. Dünyada siyasi gerilimlerin ve savaşların arttığı bir dönemde bilim insanlarının diyalog kanallarını açık tutması, ortak sorunlara birlikte çözüm araması ve insanlığın ortak birikimini koruması her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir.” mesajını verdi.
Bilimsel ilerlemenin etik ve ahlaki değerlerle desteklenmediği durumlarda insanlık için yeni sorunlar doğurabileceğine işaret eden Şeker, özellikle eğitim sisteminde değerler boyutunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aile yapısının ve değerler eğitiminin toplumun geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Şeker, bilimsel bilginin yanında ahlak, erdem, sorumluluk ve adalet anlayışının da genç kuşaklara kazandırılması gerektiğini belirtti. Şeker, “Eğitimden beklediğimiz yalnızca bilgi sahibi, mesleğinde başarılı ve teknolojiyi kullanabilen bireyler yetiştirmek olmamalıdır. Bilginin nasıl kullanılacağını bilen, yaptığı işin sonuçlarını değerlendirebilen, başkalarının haklarına saygı duyan ve topluma karşı sorumluluk hisseden insanlar yetiştirmek zorundayız. Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yanında ahlaki değerlerle desteklenen bir eğitim anlayışı, toplumun geleceği açısından en kritik unsurlardan biridir. Aileden başlayan değerler eğitiminin üniversite döneminde de bilimsel ve akademik sorumluluk bilinciyle güçlendirilmesi gerekiyor. Bakınız deprem gibi felaketlerin yaraları bir şekilde sarılıyor ama o süreçte yaşanan ahlaki depremi gidermek çok daha uzun zaman alıyor. Eğitim ile bu sorunların üstesinden gelmek mecburiyetimiz var. Akademisyenlerin toplumsal sorunlara karşı duyarlı olması, bilimsel gerçekleri savunması ve ülkenin geleceğine ilişkin sorumluluk üstlenmesi lazım. Üniversitelerin bilimsel bağımsızlığını, akademik özgürlüğünü ve nitelikli insan kaynağını koruması oldukça önemli. Türkiye'nin bilimsel kapasitesinin uluslararası iş birlikleriyle daha ileriye taşınabileceğini inanıyorum ve biz TÜBA olarak bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.
Dünyada yaşanan ekonomik ve çevresel sorunların adil paylaşım ilkesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini de ifade eden Şeker, ülkelerin doğal kaynakların kullanımı, üretim ve tüketim süreçlerinde ortaya çıkan sonuçların sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin uluslararası platformlarda adalet ve hakkaniyet temelinde ortaya koyduğu yaklaşımın önemine değinen Şeker, akademik camianın da bu süreçlerde bilimsel bilgi ve değerlendirmeleriyle katkı sunması gerektiğini belirtti. Konuşmasının sonunda ülkenin birliği, bütünlüğü ve bağımsızlığının korunmasında akademisyenlere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Şeker, yeni akademik yılın üniversite ve ülke için hayırlı olmasını diledi.

Rektör Alcı: “Bilim ve teknoloji, toplumsal ilerlemenin en güçlü dayanaklarıdır”
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, üniversitenin 71 yıllık bilimsel birikimine ve yükseköğretimin geleceğin şekillendirilmesindeki rolüne dikkat çekti. Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı değişimin üniversitelere yeni sorumluluklar yüklediğini belirten Alcı, özellikle yapay zekâ ve dijital dönüşümün eğitimden araştırmaya, üretimden toplumsal yaşama kadar geniş bir alanda değişim meydana getirdiğini ifade etti. Üniversitelerin bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, aynı zamanda yön verici aktörleri olması gerektiğini vurgulayan Rektör Alcı, “Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin hız kazandığı günümüzde yapay zekâ ve dijital dönüşüm, bilgiyi üretme, paylaşma ve kullanma biçimlerimizi yeniden şekillendiriyor. Üniversiteler, sahip oldukları akademik birikim, nitelikli insan kaynağı ve araştırma altyapılarıyla bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Yapay zekâ artık yalnızca teknolojik bir yenilik değil; eğitimden sağlığa, sanayiden iletişime, ekonomiden kamu yönetimine kadar hayatın bütün alanlarını etkileyen bir dönüşümün temel unsuru hâline geliyor. Bu gelişmeleri doğru okuyabilmek, teknolojiyi yalnızca tüketen değil, bilgi ve teknoloji üreten bir toplum olabilmek açısından büyük önem taşıyor. Teknolojik gelişmeler beraberinde etik ve toplumsal sorumlulukları da getiriyor. Bilimsel üretimde akademik dürüstlük, şeffaflık, insan onuru ve toplumsal yararın esas alınması gerektiğine inanıyorum. Teknolojik ilerlemenin insanlığa gerçek anlamda katkı sunabilmesi, onun hangi değerler ve ilkeler çerçevesinde kullanıldığıyla doğrudan ilişkilidir. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerden yararlanırken etik ilkeleri, bilimsel doğruluğu ve akademik özgürlüğü göz ardı edemeyiz. Biz Ege Üniversitesi olarak 71 yıllık geçmişimizden aldığımız güçle bundan sonraki dönemde de araştırma kapasitemizi artırarak disiplinler arası iş birliklerini ve uluslararası bilimsel etkileşimini güçlendirmek yoluyla bu misyonumuzu en iyi şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda Ege Atlas Platformu ve öğrencilerin fikirlerini projeye dönüştürmelerine imkân sağlayan Proje Evi gibi çalışmalarla bilimsel bilgiyi toplumsal faydaya ve yenilikçi üretime dönüştürmeye yönelik projelerimizi hayata geçirdik. Biz biliyoruz ki ülkemizin en büyük gücü gençlerimiz ve her açıdan donanımlı yetişen gençlik ülkemizin stratejik hedefleri için son derece kritik öneme sahip. Gençlerimizin bilimsel düşünceyi benimseyen, yeniliklere açık, araştıran, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetişmesi için bütün imkânlarımızı seferber ediyoruz.” dedi.
Konuşmaların ardından törende bilimsel ve akademik başarılarıyla öne çıkan akademisyenlere ve öğrencilere belge takdim edildi. 2026 yılında dünyanın en etkili bilim insanları listesinde ilk beş içerisinde yer alan Ege Üniversiteli akademisyenlere başarı belgeleri verildi. 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nda üniversiteye dereceyle yerleşen öğrenciler ile TEKNOFEST'te derece elde eden öğrencilere de ödülleri takdim edildi.
Program, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı'nın açılış dersini veren TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker'e plaket sunması ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.